top of page
Kitapların Üzerinde Hakim Tokmağı
  • 3 Ara 2018
  • 1 dakikada okunur

İş sözleşmesi geçerli bir neden olmaksızın fesih edilen işçi İşe İade Davası açabilir. İşe İade Davası her durumda ve her zaman açılamaz. Şekil ve zaman açısından şartları vardır.


İşçi, iş sözleşmesi fesih edildikten sonra 30 gün içinde işe iade talebi ile arabulucuya başvurmak zorundadır. 


Eğer Arabuculuk görüşmeleri ile anlaşma olmaz ise bu durumda son arabuluculuk tutanağının düzenlenmesinden en fazla 2 hafta içinde İş Mahkemesinde İşe İade Davası açılmalıdır. 

30 günlük ve 2 haftalık süreler geçirilirse artık dava açılamaz. 


Her iş yeri için uygulanmaz. Ancak 30 ve üzerinde işçi çalıştıran iş yerleri için geçerlidir.

Yine işçi en az 6 aylık kıdemi sahip olması gerekir. 6 aydan az kıdeme sahip kişiler dava açamazlar.


İşçi, belirsiz süreli sözleşme ile çalışıyor olması gerekiyor. Eğer işçi belirli bir süre ile işe girmişse İşe İade Davası açamaz. Ancak ilk başta belirli süreli sözleşme olsa bile süre bittikten sonra işte devamlılık olmuş ve süreç içerisinde belirsiz süreli sözleşme niteliğini almış ise dava açabilir.


İşçi, geçerli bir neden olmadan işveren tarafından çıkarılmış olması gerekir. Eğer işçi istifa etmiş ise veya işveren geçerli bir neden ile sözleşmeyi fesih etmiş ise bu durumda İşe İade Davası açılamaz.


İş sözleşmesinin yazılı olarak fesih edilmemiş olması halinde geçerli fesih yoktur, bu durumda İşe İade Davası açılabilir.


Her çalışan İşe İade Davası açamaz. Örneğin, iş yerinin bütünün sevk ve idare eden işveren vekili veya yardımcısı ile, iş yerine işçi alma veya çıkartma yetkisine sahip kişiler dava açamazlar.


İspat yükü işverene aittir. İşveren geçerli nedenlerin var olduğunu bu nedenle iş sözleşmesinin fesih edildiğini ispat etmek zorundadır.


İşe İade Davaları iş yerinin bulunduğu yerdeki İş Mahkemelerinde açılmalıdır. 03/12/2018

Eğer işçi geçerli nedenlerle işten çıkarılmış ise bu durumda İşe İade Davası açılamaz. Geçerli nedenler Kanunda tek tek sayılıp sınırlandırılmış değildir.


Ancak biz geçerli nedenleri ikiye ayırabiliriz. Birincisi, işçiden kaynaklanan nedenler, ikincisi de iş yerinden kaynaklanan nedenler.


İşçiden kaynaklanan bazı geçerli nedenler şunlar olabilir. Ancak biz yine de belirtelim ki, geçerli nedenlerin var olup olmadığını takdir etme hakkı yargılamayı yapacak olan mahkeme hakimine aittir.


İşçinin verimli çalışmaması, uyarılara rağmen işini aksatması, işe geç gelip erken çıkması, iş disiplinine uymaması, işe alınırken beyan ettiği özelliklere veya tecrübeye sahip olmadığının anlaşılması, işyerindeki eğitimlere katılmaması, işi öğrenememesi ve kendisini geliştirememesi, işe yatkın olmaması, zihinsel veya bedensel yetersizlik hallerinin var olması ile birlikte işçiye uygun başka işinde olmaması, iş yerindeki eşyalara veya demirbaşlara sürekli olarak zarar vermesi, ahlaki zayıflık içinde olması, iş yerinde rahatsızlık yaratacak şekilde iş arkadaşlarından borç para istemek, iş yerinde iş huzurunu bozacak derecede siyasi içerikli tartışmalar çıkartmak, iş akışını etkileyecek derecede sosyal medya ile meşgul olmak gibi nedenler geçerli nedenlerin var olması halinde işveren iş sözleşmesini fesih edebilir.

Eğer iş sözleşmesi işçinin davranışı, yetersizliği veya verimi nedeni ile fesih edilecekse öncesinde işçinin savunmasının alınması zorunludur.


Ancak işçinin zihinsel veya bedensel yetersizliği, iş arkadaşlarına veya amirlerine sıkça tartışmaya girişmiş olması halinde savunmanın alınması gerekli değildir. 03/12/2018

  • 22 Kas 2018
  • 1 dakikada okunur

Çek Kanununda yapılan değişiklik ile karşılıksız çeklere adli para cezası getirilmiştir. Yine devamında verilen adli para cezasının ödenmemesi halinde ise bu para cezası hapis cezasına dönmektedir.

 

Ancak adli parası cezası ödenirse hapis cezası kalkmaktadır. Fakat adli para cezası ödense bile çek bedeli ödenmiş olmaz, çek için yapılan icra işlemleri aynen devam eder.

 

Bu cezalar için ön ödeme, uzlaşma, hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya kamu yararına çalıştırma tedbirleri uygulanmaz.

 

Bu hüküm yani adli para cezasının hapis cezasına çevrileceği hükmü, kanun değişikliğinin yapıldığı tarih olan 15/07/2016 tarihinden sonra yazılan çekler için geçerlidir. Öncesinde yazılmış çekler için ise her hangi bir para veya hapis cezası yoktur.

 

Eğer çeki keşide eden şirket ise ve çeki imza eden yetkili sonradan değişmiş ise, çek tarihi itibari ile karşılığına bankada hazır etmeyen yetkilisi hakkında dava açılır.

 

Önceleri Asliye Ceza Mahkemelerinde görülen karşılıksız çek davaları artık İcra Mahkemelerinde görülür.

 

Karşılıksız çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer, hesap sahibi firmanın yerleşim yeri ve şikayetçinin yerleşim yerleri yetkili yerlerdir. 22/11/2018

bottom of page