top of page
Kitapların Üzerinde Hakim Tokmağı

Sözleşmeli memurların sözleşmeli çalıştıkları dönemlerde aldıkları ek ödemelerden sigorta prim kesintileri yapılmaktadır.

 

Ancak bu kesintiler mevzuatlara uygun değildir, iade edilmesi gerekmektedir.

375 sayılı KHK ve Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Bakanlar Kurulu Kararında Sözleşmeli Personele verilen ek ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz hükmü varken, 5510 sayılı kanunda sigorta primi kesintisi yapılabileceğine dair hüküm vardır. Bu iki farklı hüküm Maliye Bakanlığı ile SGK nın çelişmesine neden olmaktaydı.


Ancak konu ile ilgili olarak Adalet Bakanlığı, özel kanun - genel kanun bağlamında Maliye Bakanlığının görüşünün esas alınması gerektiği yönünde karar vermiştir.

Bu doğrulta da sözleşmeli memurlar öncelikle Sosyal Sigortalar Kurumuna müracaat etmek gerekmektedir. Maalesef yapılan bu müracaatlara red cevabı verilmektedir.

 

Sosyal Sigortalar Kurumundan alınan red kararı üzerine İş Mahkemelerinde İstirdat Davası açılmalıdır.

 

Bu davada ek ödemelerden kesilen sigorta primleri ile kesinliği tarihinden sonraki aylarda başlamak üzere yasal faizleri talep edilmelidir.

 

Uygulamada bu davalar açılmaktadır ve İş Mahkemeleri davaları kabul etmektedir. 21/11/2018

6273 sayılı kanun ile Çek Kanununda bazı değişiklikler yapılmıştır.

 

Bu kanun ile Türk Ticaret Kanununun 814. maddesi de değişmiştir. Buna göre çeklerdeki 6 aylık zamanaşımı 3 yıla çıkarılmıştır.

 

Artık çeklerin üzerindeki genellikle vade tarihi olarak bilinen düzenleme tarihinden önce bankaya ibraz edilemeyecekler.

 

Muhatap bankaların her bir çek yaprağı için ödemekle yükümlü oldukları tutar için 5 yıllık zamanaşımı süresi getirilmiştir. Öncesinde bu süre 10 yıl idi. 

 

Bu kanuna göre artık karşılıksız çeklere adli para cezası verilmekte,ceza ödenmediği takdirde hapse çevrilmektedir. 

 

Karşılıksız çeklerdeki 6 aylık şikayet süresi 3 aya indirilmiştir. Ancak çekin arkasında cirosu bulunan üçüncü kişiler için bu süre 1 yıldır.

 

Çekler üzerindeki düzenleme tarihinden itibaren en geç 10 gün içinde bankaya ibraz edilmelidir. Aksi taktirde bu çekler yasal olarak çek vasfını yitirirler. 21/11/2018

Kamulaştırmasız el atma, özel mülkiyete sahip olan gayrimenkullerin kamu tarafından bedeli ödenmeksizin ve her hangi bir yargı kararı olmaksızın kullanılması demektir.

 

Kamulaştırmasız el atma davaları için kamunun gayrimenkulü fiilen kullanıyor olması gerekmektedir. Bu davalar gayrimenkulün bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmektedir.

 

Eğer fiilen kullanım yoksa bu durumda hukuki el atma vardır. Hukuki el atmaların yargılaması İdare Mahkemelerinde imar planlarının iptali veya tam yargı davaları şeklinde olmaktadır. 

 

Kamulaştırmasız el atma davası açmadan önce uzlaşma prosedürünün tamamlanmış olması gerekmektedir. Uzlaşma prosedüründeki 6 aylık ve 3 aylık sürelere dikkat edilmesi gerekmektedir.

 

Kamulaştırmasız el atma davalarında güncel değerlerin hesaplanması ve dava tarihinden itibaren de yasal faiz talepleri olmalıdır.

 

Davanın kime karşı açılacağının tam olarak tespit edilmesi gerekmektedir. Yani el atmanın hangi kurum tarafından yapıldığının tam olarak tespit edilmesi gerekmektedir. Genellikle kamu kurumları karıştırılmaktadır, doğru olarak tespit edilememektedir. Örneğin ilçe, il veya büyükşehir belediyeleri karıştırılmaktadır.

 

İlk etapta dava açılırken kısmı dava açmak gerekmektedir. Bilirkişi raporundan sonra gayrimenkulün kullanılan metre kare yüzölçümü ile değeri tespit edildikten sonra talepler artırılmalıdır. 20/11/2018

bottom of page