top of page
Kitapların Üzerinde Hakim Tokmağı
  • 30 Kas 2012
  • 1 dakikada okunur

Yola terk; kişilere ait gayrimenkullerin tamamı veya bir kısmı imar planlarında yol, kaldırım, yeşil alan, park ve benzeri kamu hizmetine tahsil edilecek bir şekilde düzenlenmiş olabilir. Bu durumlarda gayrimenkul sahiplerinin kamu yararına buraları bedelli veya bedelsiz olarak terk ettikleri görülmektedir.  

 

Genellikle müteahhitler bir arsa üzerinde inşaat yapabilmeleri için idarelerden/Belediyelerden almaları gereken izin/ruhsat işlemleri esnasında, ilgili idareler tarafından gayrimenkulün bir kısmının yola terk edilmesi istenmektedir. Aksi durumlarda ruhsat için belediyelere müracaat eden kişilere ruhsat verilmemektedir.

 

Yola terk gayrimenkul sahiplerinin kendi iradeleri ile gayrimenkullerinin bir kısmını idarelere bırakmalarıdır. Fakat aslında burada idareler tarafından gayrimenkul sahiplerine bir zorlama yapılmaktadır. Her ne kadar kişiler kendi iradeleri ile gayrimenkullerinin bir kısmını idarelere terk etmekteyse de, aslından gayrimenkul sahipleri buna mecbur bırakılmaktadırlar. Çünkü aksi durumlarda kendilerine idare tarafından ruhsat verilmemektedir. Bu nedenle burada bir serbest iradenin var olduğundan bahsedilemez. 

 

Uygulamada yola terk diye tanımlanan bu tarz uygulamaların hiçbir hukuki dayanağı bulunmamaktadır. İdarelerin kişilerin mülkiyetinde bulunan gayrimenkullerinin bir kısmını alma hakları yoktur. Yine kişiler kendi mülkiyetlerinde bulunan gayrimenkullerinin bir kısmını idareye hukuken bedelli veya bedelsiz olarak terk etmek zorunda değildirler. Eğer idareler kişilerin mülkiyetinde bulunan gayrimenkullerin tamamına veya bir kısmına kamu yararı için ihtiyacı varsa, bu durumda kamulaştırma hükümlerini uygulamaları gerekmektedir. 

 

Bu nedenle kişilerin mülkiyet haklarını korumaları gerekmektedir, eğer gayrimenkullerinin bir kısmı veya tamamı kamu hizmeti için kullanılacak olsa bile bunun bedelinin ilgili idareden tazmin etme hakları bulunmaktadır. 30/11/2012

  • 8 Kas 2012
  • 4 dakikada okunur

             1-Bireysel Sporcu Sponsorluğu


               Spor sponsorluğunda sponsor olan firmalar pek çok alanda bireysel sporculara sponsor olabilmektedirler. Bunlar sporcuya ücret ödemekten, malzeme temin etmeye, medya desteğinden sağlık desteğine kadar birçok farklı alanı kaplamaktadır. Bu durum sadece bireysel sponsorluğu kapsamamaktadır, aynı zamanda takım sponsorluğu için de geçerli olmaktadır.


             Bireysel sporcu sponsorluğunda genellikle pasif sponsorluk yapılmaktadır. Yani aslında sporcu sponsor firmanın sponsorluk faaliyeti için her hangi bir aktif faaliyet içinde değildir. Sporcu normal olarak yapması gereken spor faaliyetini yapmaktadır. Sponsorluk faaliyeti için ayrıca artı bir faaliyet yapmamaktadır. Örneğin sporcunun spor faaliyetini

yaparken giymiş olduğu ayakkabıda veya formada sponsor firmanın markasının yer alması.


            Bireysel sporcular bazen de yapmış olduğu spor faaliyeti ile değil, spor faaliyetinin dışında spor faaliyetleri ile hiç ilişkili ve bağlantılı olmayan sponsorluk faaliyetleri içerisinde de olabilirler. Bu ve benzeri sponsorluk faaliyetlerinde daha çok sporcunun ismi kullanılarak sponsorluk faaliyeti yapılmaya çalışılmaktadır. Örneğin çok ünlü bir sporcunun bir cola reklamında oynaması söylenebilir.


            Hem malzeme hem de nakdi bakımından desteklenen sporcuların seçiminde sponsor firmalarında bir takım kriterleri vardır. Bunların başında sporcunun tanınmışlığı ile spor dalının popülaritesidir. Sporcunun sadece tanınmış olması da yeterli kriter değildir. Ayrıca sporcunun halk nezdinde sempatik olarak algılanması, dürüst ve inandırıcı olması da önemlidir. Doğal olarak sponsor firmalar, markalarını lekeleyecek ve markalarını olumsuz olarak etkileyebilecek sporculara sponsor olmak istemezler.


            2-Spor Takımlarının Sponsorluğu


            “Takım sponsorluğu ile bir grup insana sponsorluk yapılır ve bir marka veya firma ismi bu takim ile birlikte sunulur.” Takım sponsorluğunun sponsor firma bakımından bir takım faydaları olduğu gibi, bir takım dezavantajları da vardır. Örneğin sponsor firmalar takım sponsorluğu ile daha kalabalık kitleleri etkileyebilirler. Buna karşılık takım sponsorluğu diğer bireysel sponsorluğa karşılık daha maliyetlidir.


            Yine takım sponsorluğu da bireysel sponsorluk gibi hem nakdi hemde ayni olabilmektedir. Örneğin bir takımda yer alan sporcuların ayakkabılarının sponsor olan ayakkabı firması tarafından sağlanması.


            Takım sponsorluğunda spor takımının hangi spor dalında faaliyet gösterdiği, sponsor firma açısından önemlidir. Her spor dalı halkın her kesimi tarafından aynı ölçüde takip edilmemektedir. Bu durum da sponsor firmanın hangi halk kesimine hitam etmek istediği önem arz eder. Futboldaki spor takımına sponsor olmak isteyen firmalar, futbol sporunu takip eden halk kesimine hitam edecek alanda faaliyet göstermeleri gerekir. Tabi bu mevzuatlar gereği olan bir zorunluluk değildir, sadece ticari bir gerekliliktir. Örneğin daha çok bayanlara hitam eden parfüm gibi bir ürünün daha çok erkekler tarafından seyredilen futbol takımına sponsor yapılması yanlış bir uygulama olur.


            Bireysel sponsorluk ile takım sponsorluğu bazen çakışabilir. Örneğin bir spor takımının cola firması ile anlaşarak takım sponsorluk sözleşmesi yapmasına karşılık aynı takım içerisinde yer alan bir sporcunun bireysel sponsorluk yaparak pepsi firması ile anlaşması durumunda ne olacaktır? Bu durumda doğal olarak takımın ait olduğu kulüp ile sporcu arasında yapılan sözleşmeleri, takım ile sponsor firma arasında, ve bireysel sporcu ile sponsor firma arasında yapılan sözleşmelere göre hareket etmek, bu sözleşme hükümlerine göre karar vermek gerekmektedir.


            3-Spor Organizasyonları Sponsorluğu


            Spor organizasyonları sponsorluğu birden fazla takımın veya birden fazla bireysel sporcunun içinde bulunduğu faaliyetleri kapsamaktadır. Örneğin Dünya kupasına, Türkiye şampiyonasına, olimpiyat oyunlarına sponsor olmak veya bir ülkede bulunan spor ligine sponsor olmak spor organizasyonları sponsorluğudur. Bu ve benzeri büyük organizasyonlar sadece reklamlardan veya televizyon yayın haklarından sağlanan gelirlerle yapılamamakta, bunların yanında organizasyonu düzenleyen uluslar arası kuruluşların sunduğu haklardan faydalanan “Top sponsorlar”ın katkılarıyla gerçekleştirilebilmektedir.


             Spor organizasyonunun sponsorluğunu yapan bir kuruluş ya kendi adıyla spor faaliyeti düzenlemekte (örneğin Nike Tour) yada ulusal veya uluslar arası faaliyete sponsor olarak katılmaktadır. Öyle ki bu ve benzeri sponsorluk faaliyetleri sayesinde zamanla insanların hafızalarında markalar ve ürünler ile o spor dalı bir bütün olur.


             4-Nakdi Spor Sponsorluğu


             Bu sponsorlukta sponsor desteklenene belirli bir miktar parasal yardımda bulunur. Teşvik edilen faaliyetin niteliğine göre sponsor edimi bir kerede yerine getirebileceği gibi belirli zaman aralıkları ile de yerine getirebilir.


             Nakdi sponsorlukta sponsor olan sponsor olunana bir kerelik yada taraflar arasında belirlenen bir süreyle veya süresiz olarak para desteğinde bulunabilir.


             5-Ayni Spor Sponsorluğu


             Ayni sponsorlukta nakdi sponsorluktan farklı olarak, sponsorluk faaliyeti ile desteklenen kulüp veya bireysel sporcunun ihtiyaç duyduğu malzemeleri, araç-gereci, kılık-kıyafeti, yolculuk araçlarını, bilgisayar yada telekomünikasyon araçlarını bizzat karşılar.


             Aynı sponsorluk ile sadece malzeme, araç, gereç anlaşılmalıdır,. Sponsor tarafından sponsor olunana belirli bir hizmetin sunuluyor olması da bu bağlamda değerlendirilmedir. Yine aynı spor sponsorluğunda sponsor olan sadece sponsor olunana karşı yükümlülüklerini yerine getirebileceği gibi, taraflar arasındaki anlaşmaya göre, sözleşmeye taraf olmayan üçüncü bir kişiye karşı da yerine getirebilir. Örneğin sponsor olan firmanın sponsor olunana değil de, bir okula bilgisayar vermesi söylenebilir.


            Ayrıca şunu da belirtmek gerekir ki, ayni sponsorluk ile nakdi sponsorluk aynı anda olabilir. Taraflar ayni veya nakdi sponsorlukta birini seçmek durumunda değillerdir. Örneğin bir sporcu sponsor firmadan hem malzeme hem de para alıyor olabilir.


              6-Sponsorluğun Sayısına Göre Sponsorluk


              Bir spor faaliyetinin tek sponsoru olabileceği gibi spor faaliyetinin niteliğine göre çok sayıda sponsorda olabilir. Örneğin ana sponsor, asıl desteği veren, spor faaliyetinin isim haklarını alan kuruşun isim ve ürünlerini duyurmak için en önemli fırsatları elde eden tek sponsordur.


              Ortak sponsor ise, daha önceden belirlenmiş olan yada sayıları sınırlandırılmış olan birden fazla sponsorun bir spor faaliyetini desteklemesidir. Fakat burada her bir sponsor faaliyet gösterdiği kendi alanlarında sponsor olabilmektedir. Aynı alanda faaliyet gösteren bir başka firma aynı spor faaliyetine sponsor olamamaktadır. Aksı durumda bu sponsorluğun amaç ve mantığına aykırı olacaktır. 


Kaynaklar:

Aydemir Okay, Sponsorluğun Temelleri, Der Yay. İstanbul:2005

Metin Argan, Spor Sponsorluğu Yönetimi, Detay Yayıncılık, Ankara, 2004

Gülçin Elçin Grassınger, Sponsorluk Sözleşmeleri, Seçkin Yay. Ankara, 2003

  • 23 May 2012
  • 2 dakikada okunur

Spordaki şiddet hukuki mevzuatlardaki eksikliklerden veya mevzuatların kararlılıkla uygulanmamasından da kaynaklanabilmektedir. Spor ile ilgili mevcutlar ile sadece Kanun, Yönetmenlik gibi yasal mevzuatlar algılanmamalıdır. Bu yasal mevzuatların yanında ayrıca spor Federasyonlarının kendi mevzuatları olan talimatlar da kastedilmektedir. 

 

Gerek idari anlamda Federasyonların talimatları ile gerekse yasal mevzuatlar ile bir takım yaptırımlar ön görmek sporda şiddeti önlemek için yeterli değildir. Ayrıca bu talimatların ve mevzuatların her kesim için kararlılıkla uygulanabilmesi ve toplumunda da idari ve yasal düzenlemelerin ve yaptırımların uygulanabileceğinin bilinmesi gerekmektedir. Eğer toplum içerisinde bu yaptırımların uygulanmama ihtimalinin olduğunun düşünülmesi bile, bütün bu mevzuatları etkisiz hale getirebilmektedir.

 

Bir kez bile bu yaptırımların uygulanmaması halinde, bundan sonraki aynı şiddet olaylarına da yaptırımların uygulanamayacağı anlamına gelmektedir. Aksi halde aynı şiddet olaylarından birine yaptırım uygulayıp, bir diğerine uygulamamak daha büyük şiddet olaylarının doğmasına sebep olabilecektir.

 

Federasyonlarca getirilen talimatların veya hukuki mevzuatların uygulanmasında objektiflik ve belirginlik hakim olmalıdır. Çünkü spor faaliyetleri toplumsal olaylardır. Bu toplumsal olaylarda suç ve suçlunun kesin olarak tespit edilmesi güçtür.

 

Federasyonların yaptırımların da hangi suç hangi cezanın verileceği net ve belirgin olmalıdır. Örneğin bir suç karşılığı ön görülen ceza “1 ile 3 maç arası saha kapatma” şeklinde alt ve üst sınırlar belirtilerek olmamalıdır. Kesin olarak hangi suç için hangi cezanın verileceği belirtilmelidir. Çünkü aynı suça farklı cezalar verilebilmektedir. Buda seyircinin Federasyonlara ve kurullarına olan bakış açısını olumsuz etkilemektedir.

 

Spor Federasyonların yaptırımları ile yasal mevzuatlardan kaynaklanan kamunun yaptırımı farklıdır. Bu her iki yaptırım ayrı ayrı uygulanmalı ve yürümelidir. Bu iki ayrı yaptırım tipi birbirlerini etkileyebilirler fakat birbirlerini beklememelidirler.

 

Spor Federasyonlarının yaptırımlarında sadece suç ve suçlu cezalandırılmamaktadır. Spor faaliyetlerinde suçların kişiselliği ilkesi uygulanamaz. Yine Federasyon yaptırımlarında kesin suç şüphesi veya kesin deliller aranmamalıdır. Spor faaliyetlerinde şaibenin veya ihtimalin var olması yeterli olmalıdır.

 

Son zamanlarda ceza hukukundaki “şüphe” tanımlamasının spor alanında da uygulanmaya çalışılması son derece yanlıştır. Çünkü ceza hukukunda var olan “şüphe” tanımı spor Federasyonlarının kararlarında dikkate alınamaz, uygulanamaz. Aslında ceza hukukunda var olan “şüphe” tanımı spor faaliyetlerinde “şüphe” olarak değil, “şaibe, ihtimal” olarak algılanmalı ve bu şekilde tanımlanmalıdır. Spor faaliyetlerinde ise şaibenin veya ihtimalin var olması yeterlidir, ayrıca kesin delil ve kesin ispat aranmamalıdır. Sporun anlam ve amacı bunu gerektirir. 23/05/2012

bottom of page